Hemcinslerinin Hakları İçin Canlarını Feda Eden Kadınlar: Süfrajetler

Süfrajetler… Kendilerini inandıkları uğruna feda eden cesur kadınlar. Süfrajetler kimdi? Neler yaptılar ? İngiliz hükümeti tarafından neden işkenceye uğradılar? Emily Davidson adında genç bir kadın neden bu hareketin simgesi haline geldi? Hepsinin cevabı bu yazıda.

Süfrajetler, 20.yüzyıl’ın başlarında İngiltere’de ortaya çıktı.

Süfrajet hareketine katılan kadınların amacı, cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldırmaktı.

Süfrajet kelimesi, oy hakkı anlamına gelen “suffrage” kelimesinden türetildi.

Bu harekete katılan devrimci kadınlar, oy haklarını kazanabilmek için adeta canlarıyla başlarıyla savaştılar.

Orta sınıftan gelen kadınlardan oluşan süfrajetler, ahlaksızlıkla suçlandılar.

Evde kalmış, anne olmayı becerememiş, evi pis ve dağınık kadınlar olarak nitelendirildiler.

Hatta süfrajetlerle alay bile ettiler.

O dönem çeşitli karikatürler çizilerek süfrajetlerle alay edildi. Çirkin, bakımsız, çirkef kadınlar olarak resmedildiler.

Süfrajetler, erkeklere eziyet ediyormuş gibi bir algı yarattılar.

Oysa bu kadınlar yalnızca eşitlik istiyordu.

Mücadeleci kadınlar, erkekler gibi kamusal alanda sigara kullanabilmek istiyordu.

O dönemlerde sigara, yalnızca erkekler tarafından kamusal alanda kullanılabiliyordu. Günümüzde ne tuhaf geliyor değil mi?

Başta süfrajet hareketleri şiddet içermese de sonrasında eylem radikalleşmeye başladı.

Yangınlar çıkarıldı, bombalı saldırılar düzenlendi, mağazalar taşlandı…Tüm bu olanlara rağmen hareket, yeterince sesini duyuramadı ve süfrajetler haklarını henüz kazanamadı.

1913’te tüm dünyayı sarsacak olan o olay yaşandı. Emily Davidson adındaki süfrajet, kendini kralın atının önüne attı.

Baygın bir şekilde atın önünde yatan Emily Davidson, olaydan dört gün sonra hayatını kaybetti. Emily Davidson’ın vefatının ardından hareket, tüm dünyaya sesini duyurmayı başardı.

Tüm bunlar yaşanırken bir yandan da süfrajetler tutuklanıyordu.

Hükümet onları ‘tehlikeli militanlar’ olarak adlandırdı.

Süfrajetler, tutuklandıkları halde savaşmaya devam ettiler.

Kaldıkları hücrelerde, açlık grevi yaptılar. Hükümet ise işkence edercesine, onları zorla besledi.

Sağlık durumları kötüye gittiği halde süfrajetler savaşmaya devam etti.

2 Temmuz 1928’de nihayet kadınlar seçme ve seçilme hakkını kazandı.

Birinci Dünya Savaşı ile birlikte süfrajet hareketleri geçici olarak durduruldu. Savaştan sonra oluşan iş gücü eksikliği, kadınların kamusal hayata girmesine zemin hazırladı.

Süfrajetler, dünyadaki tüm kadınların hayatına dokundu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir